İstanbul’un Bilinmeyen Turistik Mekanları

Bir turist cenneti olan İstanbul’un fazla bilinmeyen turistik mekanları…

İstanbul, yabancı turistlerin büyük gözdesi. Yılın bütün zamanları İstanbul’da turist eksik olmuyor. Son 10 yılda İstanbul’a gelen turist sayısı üçe katlandı. Bu sayı 2000 yılının başlarında 2 milyon civarındaydı Şimdi yılda 8 milyon civarında turist İstanbul’u gezmeye geliyor. İşte İstanbul’da yaşayıp kendini turist gibi hissetmek isteyenler için, tarihi yarımadada fazla bilinmeyen yerleri kapsayan bölgeler..

Milyon Taşı

milyon-tasi-1385983726

Roma devrinde dünyanın merkezi olarak kabul edilen Milyon Taşı, Ayasofya’nın karşı çaprazında, Sultanahmet Meydanı’nın kuzeybatı köşesinde, Yerebatan Sarnıcı girişinin hemen arkasında bulunuyor. Bu taş, Konstantinopolis şehrine ulaşan tüm Antik Roma yollarının başlangıç noktası. Yani burası dünyanın sıfır noktasıydı. Bütün kentlerin İstanbul’a olan uzaklıkları bu taş baz alınarak ölçülüyordu. Büyük Bizans Sarayı’nın hemen çıkışında, hipodromun girişinde yer alıyordu. Taş buraya, kenti 4. yüzyılda yerleştirilmiş.

Cağaoğlu Hamamı

cagaloglu-hamami-1385983794

Yerebatan Caddesi’nin bitiş noktasında yer alan ve İstanbul’un en büyük çifte hamamlarından biri olan bu hamamda, başta Indiana Jones olmak üzere tam 186 film çekilmiş. İngiliz Kralı XIII. Edward, besteci Franz Liszt, dünyada hemşireliğin kurucu anası olarak kabul edilen Florence Nightingale, işadamı Rockefeller, ünlü Rus balet Nureyev ve en son Kate Moss bu hamamda yıkanan ünlülerden birkaçı. 1741’de hizmete açılan mekanda klasik Osmanlı hamam sefaları hâlâ sürüyor.Yerebatan Caddesi’nin bitiş noktasında yer alan ve İstanbul’un en büyük çifte hamamlarından biri olan bu hamamda, başta Indiana Jones olmak üzere tam 186 film çekilmiş. İngiliz Kralı XIII. Edward, besteci Franz Liszt, dünyada hemşireliğin kurucu anası olarak kabul edilen Florence Nightingale, işadamı Rockefeller, ünlü Rus balet Nureyev ve en son Kate Moss bu hamamda yıkanan ünlülerden birkaçı. 1741’de hizmete açılan mekanda klasik Osmanlı hamam sefaları hâlâ sürüyor.

Hocabaşı Lokantaları

hocapasa-lokantalari-1385983872

Cağaloğlu’ndan Sirkeci’ye doğru akan yokuş bittiğinde sağ tarafta kalan semtin adı Hocapaşa’dır. Bu semt Bizans devrinde Neorion Limanı’nın kıyısında yer alıyordu. 1492’den sonra Endülüs’ten gelen Yahudiler’in yerleşim alanına dönüşmüş. İlerleyen zamanlarda ise ticaret alanına dönüşmüş. Şimdi ise bir yeme içme cenneti. Burada 18 lokanta yer alıyor. Cağ kebabından sulu yemeklere, pideden etli ekmeğe, köfteden balık çeşitlerine kadar her çeşit yemek bulunuyor.

Büyük Postane

buyuk-postane-1385983931

Türkiye’nin en güzel ve en büyük posta işleme merkezi olan bu yapı, Hocapaşa’nın hemen karşısında, kendi adını verdiği sokakta yer alıyor. Eserin inşaatına Posta ve Telgraf Nezareti binası olarak 1905’te başlanmış, 1909’da tamamlanmış. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın büyük ustalarından biri olan mimar Vedat Tek’in eseri olan yapının girişinde eski harflerle Posta Telgraf Nezareti ibaresi yer alıyor. Cephesi yontma taş ve mermerden olan eser, ilk radyo istasyonuna da ev sahipliği yapmış.

Mısır Çarşısı

misir-carsisi-1385984047

İstanbul’dan başlayıp Hindistan’a, Çin’e kadar uzanan coğrafyalarda üretilen bütün baharatların merkezi burasıdır. Çarşının bugün yer aldığı arazide Bizans devrinde Makro Envalos adında bir çarşı bulunduğu rivayet ediliyor. Depremlerde çöken eski çarşının yerine 1660 yılında Turhan Sultan tarafından bu bina inşa ettirilmiş. Eserin proje ve uygulamasını hassa baş mimarı Kazım Ağa yapmış.
Rüstem Paşa Camii

Rustem Pasha Mosque Inside

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan’ın kocası olan Sadrazam Damat Rüstem Paşa’nın yaptırdığı bu cami bir Mimar Sinan eseridir. Bu eserin en büyük özelliği çinileri. Caminin kubbe eteklerine kadar her yanı çinilerle kaplıdır. Mimar Sinan bu eserinde tam bir renk ve ışık şöleni ortaya çıkarmıştır.

Zindan Han

zindan-hani-1385984179

Bu han ismini hemen bitişiğinde yer alan Baba Cafer Türbesi’nden ve bünyesinde yer alan zindandan alıyor. Burası Bizans devrinden 1877’ye kadar hapishane olarak kullanılmış. Hazreti Hüseyin’in soyundan gelen Baba Cafer’in de Bizans döneminde burada hapsedildiği ve öldürüldüğü rivayet edildiği için Osmanlı çağında buraya bir türbe kurulmuş. Borcundan dolayı hapsedilen tüccarlar ve idama gönderilecek olan yeniçeriler bu zindanda yatarlarmış

Ahi Çelebi Camii

ahi-celebi-camii-1385984243

Rivayete göre, Evliya Çelebi bir gece rüyasında bu camidedir ve mihrapta Muhammet Mustafa’yla karşılaşır. Önünde diz çöker ‘Şefaat ya Resul Allah’ diyeceğine dili sürçer ve ‘Seyahat ya Resul Allah’ deyiverir. Peygamber güler ve ‘Peki o zaman düş yollara’ der. Ve hikaye böylece başlar… Bu caminin hikayesinin bu şekilde olduğu anlatılır.

Küçük Pazar

kucuk-pazar-1385984306
Burası İstanbul’un en eski çarşılarından biridir. Ağırlıklı olarak şekerciler ve el yapımı bahçe alet edevatları satılır. Pazarda hâlâ semerler ve eyerler bulunur. Eğer çok lazımsa çapalar, dirgenler, oraklar, tırpanlar, türlü çeşit çekiçler, atların boynuna asılan boncuk kümeleri, hasır yastıklar bulabilirsiniz. Küçükpazar’da bundan 30 yıl öncesine kadar Anadolu’dan gelen bekar gençlerin kaldığı evler vardı.

Ayrancı Sokağı

ayranci-sokagi-1385984357

Küçükpazar’dan başlayıp Süleymaniye’ye tırmanan Kıble Sokak bittiğinde tam tepe noktasında Ayrancı Sokak bulunur. Burası hem altında kalan semtin hem de Süleymaniye’nin sivil mimarisin ayakta kalmış en önemli örneklerini barındırıyor. Bu sokakta yer alan ve Fazıl Bilginoğlu’nun alıp restore ederek çok güzel bir otele çevirdiği Hayriye Hanım Konağı da bulunuyor.

Ayın Biri Kilisesi

ayin-biri-kilisesi-1385984451

Bu kilise her ayın birinci günü her dinden ve inançtan insanla dolup taşıyor. Çocuk isteyenler, işsizler, aşksızlar ve evsizler buraya geliyor. Bu yüzden adı Ayın Biri Kilisesi olarak kalmış. Ama esas ismi Meryem Ana Kilisesi. Kilisenin sembolü ise bir anahtar. Girişte bir anahtar alıyor ve dilek tutuyorsunuz. Sonra da ayazmadan su içiyor, dileğinizi tekrarlıyorsunuz. Eğer dileğiniz tutarsa gelip anahtarı iade ediyorsunuz ki başkalarının dilek kapısını açsın.

Şebsefa Hatun Camii

sebsefa-hatun-camii-1385984499

Şebsefa bugünkü dilde ‘gece sefası’ anlamına geliyor. Caminin kurucusu olan Şebsefa Hatun, Sultan I. Abdülhamit’in eşlerinden biridir. Şehzadepaşa Camii nasıl ki Kanuni’nin ölen oğlu Şehzade Mehmet için yapıldıysa bu cami de I. Abdülhamit’in oğlu Şehzade Mehmet için yapılmış. Şebsefa Hatun ve evladı caminin haziresindeki mezarda yan yana yatıyor.

Vefa Bozacısı

vefa-bozacisi-1385984551

Boza denince akla ilk gelen yer olan Vefa Bozacısı 1876 yılında Karadağ’dan İstanbul’a gelen Arnavut genci Sadık Efendi tarafından kurulmuş ve onun torunları tarafından devam ettirilmiş. 139 seneden bu yana da İstanbul’a hizmet etmeyi sürdüren bu dükkanda Atatürk de boza içmiş. Onun boza içtiği bardağı da görebilirsiniz.

1

Yorum Bırakın