Genel Seçimlerin Ardından Emlak Piyasası Nasıl Şekillenecek?

2015 yılına konut alıcısının siyasi seçimi gözeterek görece tedbirli tutum takınmasına karşın pozitif bir ivmeyle giren emlak piyasası eğilimi, seçim sonrasında mevcut durumun stabil bir hal kazanmasıyla şekillenecektir. İnşaat sektöründeki durgunluğun yalnızca emlak sektörünü ilgilendirmediği ve yan sektörler ile birlikte tüm piyasayı etkilediği düşünüldüğünde seçim sonrasında yatırımcıların bekleyip görme stratejisi geliştirdiği görülmektedir. Bu nedenle para ve finans piyasalarının tersine, anlık olmayan tepkilerin yaşandığı sektörde ülkedeki güven ortamı belirleyici olacaktır.

İhtiyaca Yönelik Konut Talebi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yılın ilk dört ayındaki konut satışları, geçen seneye oranla %22 artış göstererek 416 bin 515 adet rakamına ulaşmıştır. Bu veriler ışığında konut satışının yatırım amaçlı olmasının yanı sıra daha çok ihtiyaç sebepli bir artış kaydettiği vurgulanabilir. Konut talebinin ihtiyaca yönelik olması demek, son zamanlarda sözü edilen “emlak balonu” olgusunu da ortadan kaldırabilecektir. Önümüzdeki 4 senede seçim olmayacak bir senaryo geliştirilebildiği durumda ise inşaat sektörü açısından olumlu bir süreç başlayacaktır. Ancak tabi olarak güvenli bir liman konumu netleşmediği takdirde yılın ilk çeyreğindeki dinamizm yerini durgunluğa bırakabilir.

Konut Faiz Oranlarının Yansımaları

Seçimlerin ardından siyasi erkin henüz belirlenememiş olması sebebiyle bankaların seçimlerin hemen ardından kredi faiz oranlarında yükseltme yapmalarının ilk bakışta konut arz ve talebini yavaşlatabileceği ifade edilebilir. Emlak piyasası açısından hayati bir öneme sahip olan kredi faiz oranlarının, konut taleplerini baskılayan rakamlardan aşağılara kayması ise izlenecek ekonomi politikalarına bağlılık teşkil ediyor. Bununla birlikte sektörün önde gelen firmalarının temsilcilerinin ilk açıklamaları, ülkenin gündeminde yer alan koalisyon veya azınlık hükümeti senaryolarının ekonomik istikrarı sarsmayacağı ve ekonomi odaklı bir Türkiye ümidini taşıyor.

Emlak Piyasası, Para ve Finans Piyasalarından Etkilenir mi?

Para ve finans piyasalarında yaşanan krizlerin, işsizlik ve enflasyon başta olmak üzere pek çok kırılma yarattığı görülmektedir. Bu bağlamda var olup olmadığı tartışılan “emlak balonu” ve “konut kredisi ödeme zorluğu” gibi hususlar tamamen finans piyasalarına endekslidir. En karlı yatırım aracı görülen gayrimenkul sektörü, olası bir kriz, kredi faiz oranlarının yükselmesi ve bunlara bağlı olarak maliyeti artmasına karşın evlerin fiyatında keskin düşüşler yaşanması ihtimaliyle bir anda negatif bir yön gösterebilecektir.

Sonuç olarak; başta da belirttiğimiz üzere emlak piyasası, ülkede oluşacak güvene ve bu bağlamda hareketliliği tahmin edilebilir piyasalar ile paralel bir tutum göstermektedir. Bu nedenle ülkenin siyasi durumunun bir an önce netleşmesi önemlidir.

1